Mevlana’nın Kuran’a aykırı söylemleri;

 

ADNAN OKTAR: Bu sayfaların orijinal görüntüleri var mı sizde?

BÜLENT SEZGİN: Var, Adnan Bey birkaç tane.

ADNAN OKTAR: Var. Biraz göster de biraz kanaatleri gelsin.

BÜLENT SEZGİN: Mesnevi 1 Şark İslam Klasikleri kapak.

ADNAN OKTAR: Mesnevi’nin orijinal kapağı?

BÜLENT SEZGİN: Orijinal kapağı.

ADNAN OKTAR: Bizim alıntı yaptığımız kitap.

BÜLENT SEZGİN: Doğru.

ADNAN OKTAR: Nereden aldık biz bu kitabı?

BÜLENT SEZGİN: Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı Yayınları.

ADNAN OKTAR: 770 Numaralı yayın. Evet.

BÜLENT SEZGİN: Şark-İslam Klasikleri: 98. Mesnevi 1. Yayın Kodu: ISBN 88.34.Y.0002.225. Baskı Yılı: 1998. Baskı Adedi: 20.000. Milli Eğitim Basımevi.

ADNAN OKTAR: Evet, herhalde oradan kanaatleri gelmiştir. Evet.

BÜLENT SEZGİN: Bazı sayfalar vardı. Cilt 1, Sayfa 273. Bahsi geçen bölüm. Okuyayım mı Adnan Bey?

ADNAN OKTAR: Evet.

BÜLENT SEZGİN: “Kadınlarla danışın, sonra da ne dedilerse aksini yapın… Gerçekten de onlara asi olmayanlar helak oldu.”

ADNAN OKTAR: Kadına asi olacaksın. Aksi; ne diyorsa aksini yapacaksın. Öyle mi?

BÜLENT SEZGİN: Evet.

ADNAN OKTAR: Adam yerine koymayacaksın yani. Bu çok yanlış, çok çirkin. Hakarettir bu.

BÜLENT SEZGİN: Cilt 1, Sayfa 273’tü bu. Cilt 2; yazılanı okuyorum: “Ümmet, peki dedi, ya bir çocuğa rastlarsak, ya bir kadın çıkarsa karşımıza.. Çocukta da kadında da akıl yoktur, aydın bir karara varamaz.”

ADNAN OKTAR: Kadının aklı yok diyor. Bu bir hakarettir. Evet.

BÜLENT SEZGİN: “Peygamber, onunla danış, dediğinin tersini yap, düş yola dedi. Nefsini kadın tanı, kadından da beter tanı; çünkü kadın parça buçuktur; nefisse tamam şerdir.”

ADNAN OKTAR: Parça buçuk yani insan değil diyor. Yani bütün bir insan değil, parça buçuk, yarım insandır. Darwin ne diyor? Evrimini tamamlamamış bir mahluk diyor kadın için. O ne diyor? İşte yarım insan diyor. Daha insan olamamış diyor. İnsan olacak diyor. Bir daha oku o kısmı.

BÜLENT SEZGİN: “Ümmet, peki dedi, ya bir çocuğa rastlarsak, ya bir kadın çıkarsa karşımıza.. Çocukta da kadında da akıl yoktur.”

ADNAN OKTAR: Bak, kadının aklı yok diyor. Bu bir hakaret değil mi? Senin anana bacına söylüyor bunu. Hazreti Meryem’e söylüyor, Hazreti Ayşe’ye söylüyor. Bu bir hakarettir. Bunu anlamıyor adam. Evet.

BÜLENT SEZGİN: “…aydın bir karara varamaz. Peygamber, onunla danış, dediğinin tersini yap, düş yola dedi. Nefsini kadın tanı, kadından da beter tanı; çünkü kadın parça buçuktur; nefisse tamam şerdir.”

BEYZA BAYRAKTAR: Aşağıda da nefis alçaktır diyor, kadın daha alçaktır demek istiyor.

ADNAN OKTAR: Bir daha oku bakayım o kısmı, alt kısmını.

BÜLENT SEZGİN: “Nefsini kadın tanı, kadından da beter tanı; çünkü kadın parça buçuktur; nefisse tamam şerdir.” devamında, “Nefsinle danıştın mı, ne derse o alçağın dediğinin tersini yap.”

ADNAN OKTAR: “O alçağın dediğinin tersini yap.” Nefis de diyor ne diyor? Nefsini?

BEYZA BAYRAKTAR: Kadın tanı, kadından da beter tanı.

ADNAN OKTAR: “Kadın tanı, kadından da beter tanı.” Sonra ne diyor? O alçağın diyor. Ne diyor? Alçak diye hakaret ediyor.

BÜLENT SEZGİN: Alçağın dediğinin tersini yap.

ADNAN OKTAR: Bu kadına akıl almaz bir hakaret. Evet.

BÜLENT SEZGİN: Diğer bir sayfa vardı. Başka bir sayfa gösteriyorum. Hayati Eserleri, Sayfa 196. Şu şekilde yazıyor; “Bir işin yapılmasını söylediği zaman Şeyh Muhammed Hadim, İnşaAllah deyince Mevlana bağırıyor, A aptal, ya söyleyen kim?”

ADNAN OKTAR: Yani “Ben Allah’ım, zaten inşaAllah demeye gerek yok.” diyor. Evet.

BÜLENT SEZGİN: Diğer bir bölüm; Cilt 3, Sayfa 150; “Tanrı boyuna biz gönüle bakarız, şekle değil; şekil balçıktır ancak demede.”

ADNAN OKTAR: “Tanrı boyuna biz gönüle bakarız” Yani Allah zahirine bakar biz de senin kalbine bakarız diyor. Allah kalbe bakamaz diyor yani ben bakarım diyor kalbe. Halbuki tam tersine. İnsan zahiri görebilir ki o da kısmen. Allah zahirin tamamını görür kalbi de görür, batını da görür. Ama “Allah kalbi, batını göremez. Ben görürüm.” diyor. Bu kadar mı?

BÜLENT SEZGİN: Bir sayfa daha vardı. Mesnevi, Sayfa 276; Bu bölümde, “Tanrı’dan vasıtasız olarak verilmeyen ilim, gelini süsleyen kadının ona sürdüğü renk gibi diri kalmaz, uçup gider.”

ADNAN OKTAR: “Tanrı’dan?”

BÜLENT SEZGİN: “Vasıtasız olarak verilmeyen ilim…”

ADNAN OKTAR: Yani Cebrail (a.s)’la gelen ilim geçersizdir diyor, uçar gider diyor. Peygamber (s.a.v.)’e de Cebrail (a.s) kanalıyla geldiğine göre uçar gider diyor. Ama Mesnevi, aracı olmadan, Cebrail (a.s) aracılığı olmadan doğrudan Allah tarafından bana ilka oldu diyor. O yüzden Mesnevi-i Kerim Kuran’dan üstündür diyor. Peki biz buna ne diyelim? Susalım mı? Bu yazılar yanlış. Bunlar sapkın yazılar. Ben şahsını demiyorum, yazılara diyorum. Adamın şahsıyla benim bir işim yok. Bilmiyorum ben. İslam alemine fasıl öğreten şahıs. Orada doğru. Ama öbürleri tamamen yanlış. Ama hakikaten dememiş olabilir adamcağız. Vefat etmiştir, adamlar eklemiştir. Belki Mevleviliği batırmak için yaptılar, belki emperyalizme malzeme çıkardılar, belki İslam’ı kökünden çürütmek için bir şeyler yapmaya kalktılar. İlave ettiler aralara koydular. Her şey olabilir. Ama oradaki izahlar külliyen yanlış ve haram izahlar.