ADNAN OKTAR: Nisa Suresi, 72 “Şüphesiz içinizden ağır davrananlar vardır. Şayet size bir musibet isabet edecek olsa doğrusu “Allah bana nimet verdi” diyor. “Çünkü onlarla birlikte olmadım” der.” Uzak duruyor ya Müslümanlardan onu “akıllı tedbir olarak görür” diyor. Buradan da anlıyoruz ki münafık çok ağır davranıyor. Yani atak değildir Müslümanların hiçbir işini yapmak istemez. İslam’a Kuran’a hizmet etmek istemez ağırdan anlaşılan budur. Çok flu çok hafif İslam’a faydası oluyor gibi yapar. Çünkü İslam’a zaten düşman olduğu için İslam’a hizmet etmek istemez. O küfür kimse o devirde, kim güçlüyse ona hizmet etmek ister. Mesela şu an İngiliz derin devleti bu devrin Firavun zihniyeti olmuş oluyor. Ona hizmet eder ama Nemrut devrinde olsa o Nemrut’a hizmet eder. Münafığın vasfı budur ve içinde bir uhdedir o yani mutlaka yapılması gereken bir şey olarak düşünür. Ve akılcı bir hareket olarak görür. Çünkü elde tutulur bir şey olarak görür. Din de tabii ahirette olacağı söyleniyor bu ahirete inanmadığı için. Elde tutulur bir şey olarak gördüğü için küfre göre hareket eder.

BÜLENT SEZGİN: Allah bir ayette şöyle buyuruyor; “Allah’a iman edin, O’nun elçisiyle cehd edin (mücadeleye çıkın) diye bir sure indirildiğinde. Onlardan servet sahibi olanlar senden izin isteyip “Bizi bırakıver oturanlarla birlikte olalım” derler”(Tevbe Suresi, 86) diyor.

ADNAN OKTAR: Bir daha oku bu ayeti.

BÜLENT SEZGİN: “Allah’a iman edin, O’nun elçisiyle cehd edin (mücadeleye çıkın) diye bir sure indirildiğinde. Onlardan servet sahibi olanlar senden izin isteyip “Bizi bırakıver oturanlarla birlikte olalım” derler” (Tevbe Suresi, 86) diyor.

ADNAN OKTAR: Yani evinde oturmak istiyor, kim oturuyorsa anası babası kim varsa yahut arkadaşları onlarla oturmak istiyor. Müslümanlarla beraber hareket etmek istemiyor.